GM Samuel Kwok ve Murat Kaplan Kasım 2013, Antalya
Varsayımlar üzerine yaşayan kişi sadece kendi zihnini ve yüreğini zehirlemekle kalmaz, içinde yaşadığı dünyayı da çekilmez kılar.Kwok Chung Sien
Hem samimiyetsiz, hem oyuncu, hem de savaşçı olamazsın!Kwok Chung Sien
Hakiki Kung-Fu ustalarının gerçek içtenlikten başka aradıkları hiçbir şey yoktur. Gerçek ve tam anlamda bir içtenliğe ulaşıldığında metal ve taş bile kendisini o içtenliğin sahibine teslim eder.Usta Ma He-Yang
Savaşçı, sürekli farkındalık içinde yaşayan, sıradan bir insandır.Murat Kaplan
"Bir avuç toprak, birazda suyum ben. Neyimle övüneyim, işte buyum ben." Yunus Emre
Birine eğri bakınca o kişi eğrilmez; bil ki senin işin doğru gitmez.Rumi
Cehalet, kendimiz gibi olmayanlar ortadan kalktığında, kendimizi daha doğru ifade edebileceğimizi sanmamızdır.Murat Kaplan - Hatırla ve Unut Kitabından
Varsayımlar üzerine yaşamayı bırakın ki mutlu olasınız.Murat Kaplan
Olumsuz bir zihin asla (kişiye) olumlu bir hayat sunamaz.Anonim
Şüpheli zihinler kendi şeytanlarını çağırırlar.Anonim
Savaş sanatları zayıf karakterleri içinde barındırmazlar! Er ya da geç bir sebep çıkar ve kişi kendini o soylu bünyenin dışında bulur.Anonim
Bir Wing-Chun uygulayıcısı ne kadar çok kaba güç ve sertlik kullanıyorsa, sergilenen sanat da o kadar aslından uzaktır.Murat Kaplan
Savaş sanatları şiddet ve başkalarını düzeltmek için değil; barış (huzur) ve kendi zihin ve ruhuna çeki düzen vermek içindir.Savaş Sanatları Deyişi
Eğitime ilk başlayan değil, sabır, sadakat, beceri ve süreklilik ile başarıyı elde eden kişi sıralamada önce gelir.Wing-Chun Deyişi
Bir savaş sanatında ustalığa erişen kişinin bu ustalığı, onun tüm hareketlerine yansır. Savaş Sanatları Deyişi
Sanat onu uygulayan kişi kadar iyidir. Savaş Sanatları Deyişi
Kendini ve rakibini tanı, böylece daima galip gelirsin.Wing-Chun Deyişi
Aynı öğretmenin (ustanın) ögrencileri becerileriyle farklılık gösterirler.Wing-Chun Deyişi
Vurmak için fazla hevesli olma. Vurmaya da korkma. Kim darbe almaktan korkarsa sonunda darbe alacaktır unutma.Wing-Chun Deyişi

Kalbe Dayalı Yaşam

 
Dostoyevski 'İnsan düşüncesi değişebilir, fakat yüreği hep aynı kalır,' demiş.
Bilerek ya da bilmeyerek muhteşem bir tespiti haykırmış insanlığa:
"Çoğu zaman zihinsel gelişimi önemseyen bir davranış alışkanlığı kazandırılan insanlar, neredeyse sınırsız hacme sahip bilgiyle donanmalarına rağmen, hala aydınlanma, uyanma ya da kalıcı farkındalık gibi gelişmiş insan düzeyine ulaşamıyor." 
Kadim bilgiler bunun nedenini 'kalbin temizlenmesi adına gereken öncelikli dönüşüm adımlarını atamayan insanların, zor görünen (veya zor olduğuna inandırılan) kalp temizliği yerine, zihnin tuzaklarla dolu esaretini tercih eğilimi' olarak açıklıyorlar.
Bir başka deyişle, 'sadece zihin titreşimlerini güçlendirme yönünde eğilim gösteren insanların, beden ve kalp titreşimlerini ihmal etmesi', insanlığın mevcut mutsuzluğunun en önemli nedenlerinden birisi.
Öyleyse düşüncemizle birlikte (belki ondan çok daha önce) kalbimizi temizlemeli ve kalbe dayalı yaşamı geliştirmeliyiz ki hakikat karşımıza çıktığında onu fark edelim ve anlayalım (yani evimizin kapısını çaldığında orada olalım).
Kalbe dayalı yaşamdan bahsediyoruz aralarda. 
Ara sıra da aynı düşünceyi hatırlatmak için 'ille de kalp, ille de kalp' diyoruz. 
Öyle diyoruz, çünkü insan bedeni bir enstrüman, bir araçsa, zihni kaptan köşkü, kalbi de hiç bitmeyecek olan yakıtını temsil ediyordur. 
Peki, 'kalbe dayalı yaşam' derken ne demek istiyoruz?
Kalbe dayalı yaşam, 'kalbe ait dokuz gücü' ifade eder.
Bunlar sırasıyla:
1. Dürüst ve Adil Kalp
2. Eşit Kalp
3. Tahammülkar Kalp 
4. Bağışlayan Kalp
5. Şefkatli Kalp
6. Muhtaçlara Yardım Eden Kalp
7. Hayırsever Kalp
8. Sadık/Vefalı Kalp 
9. Erdemli/Zeki Kalp 
Ne zaman ki dürüst yaşayacağız, sözlerimiz ve davranışlarımız da dürüstlük çizgisinde, adalet doğrultusunda olacak, işte o zaman kalbe dayalı yaşam için önemli bir adımı atmış olacağız. Fakat tek başına bu yetmeyecek...
Ne zaman ki insanları ötekileştirmeyecek, onları (menfaatler ya da başla sebeplerle) sınıflandırmayacak, eşitlik ilkesine uygun bir ömür süreceğiz, o zaman kalbe dayalı yaşamın temelleri daha sağlam atılacak. Ancak bu da tek başına yetmeyecek...
Ve bir zaman gelecek kalp 'acıya tahammül edecek düzeyde bir huzur ve olgunluk seviyesine ulaşacak' o zaman kalbe dayalı yaşam, köklerini ruhun ücra köşelerine kadar ulaştıracak... 
Şefkati ve bağışlayıcılığı temel düsturlardan sayıp yaşarken yardıma muhtaçlara imkan dahilinde ve hiç düşünmeden, hesaba girmeden ve karşılık beklemeden yardım edeceğiz, işte o zaman yaşam kalbe dayalı titreşimlerle dolacak. Ama bunlar da yek başlarına yetersiz olacak.
Hayırsever bir kalple cömertlik ve vefanın sembolü olarak ama sol elin verdiğini sağ ele bilmeden paylaşmayı öğrendiğimizde, insana, diğer tüm canlılara ve Hakikat alemine vefada bir yaşam sürdüğümüzde bu kalbe dayalı bir yaşam olacak. 
Ancak bütün bunlar tek başına bir şey ifade etmeyecek. Çünkü erdemli bir hayat, tepkiden ziyade anlayış geliştiren bir kalp sahibi olduğumuzda kalbe dayalı bir yaşamın huzur, sağlık ve mutluluk meyvelerini de yemeye başlayacağız.
 
Selam, sevgi ve saygıyla, Murat Kaplan